Tavsiye Niteliğinde Bir Tarih


Doğru bildiklerim yanlış, dost bildiklerim düşman çıktı ...


Aylar geçse de yıllar geçse de tüketebileceğiniz ürünler var bu hayatta... Kabul etmek gerekir ki hepsi pek sağlıklı olmayabilir. 😊 Peki burada ne bilmeliyim diyecek olursan, öncelikle sence son kullanma tarihi ile tavsiye edilen tüketim tarihi aynı şeyler mi, kendine önce bu soruyu sormakla başla?


Bana göre aynı şeylerdi. 10 kişiden 3üne göre de öyleymiş zaten. Ama aslında bambaşka şeyler; son kullanma tarihi diyor ki mesela beni bu zamana kadar tükettin tükettin, işte o zaman geldiğinde artık beni bu diyardan gönder yoksa ben seni tüketirim diyor. (Son kullanma tarihi romantik galiba biraz...) Tavsiye edilen tüketim tarihi ise göz kırparak diyor ki; beni bir kokla bana bir bak var mı ben de anormal bir durum? Her şey olağan görünüyorsa tüketebilirsin, hiçbir sorun çıkarmam. (ne kadar da sağlıklı bir ilişki görüyorsunuz ya) Olağan şüpheliler; söylediğimiiz gibi kokuda ve tatta bozukluk, yeşil tortular, kıvamda değişiklik 🤢 eğer bunlar varsa beni de ambalaj bataklığına atabilirsin, amaaa her şey yolundaysa ve daha tazeyse ilk günkü gibi beni tüketebilirsin ben sana zarar vermem.

İsveçli bilim insanlarının tanımına göre ürünlerin mikrobiyolojik yapısının bozulmasına bağlı olarak belirlenen tarih son kullanma tarihi. Son kullanma tarihi ile ürünlerin gerçekten “son” kullanılabileceği tarihi belirtiliyor. Tavsiye edilen tüketim tarihinin geçmesi durumunda ürünlerin mikrobiyolojik yapısı bozulmamış olabilir ve bu da üründe bir problem belirtisi olmadığı takdirde ürünü tüketebileceğiniz anlamına gelir. Tavsiye edilen tüketim tarihine aldanma gıda israfının önüne geçmede bir adım daha at.


Tavsiye edilen tüketim tarihi diye yazılır. Bozulmadıysam lütfen beni tüket diye okunur.


Tavsiye edilen tüketim tarihine bakarak hangi ürünleri kullanmaya devam edebiliriz peki? Et ve süt ürünleri her koşulda risk barındıran ürünler olduğu için bunlarda hassasiyetimizi korumaya devam ediyoruz eğer bu ürünlerin son kullanma tarihi geçmişse tüketmiyoruz fakat çay, şeker, bakliyat ürünlerinde ürünün tüketilme durumuna siz karar verebilirsiniz.


Nedir bu tarih tarih. Yeniyor mu bu?


Bahsettiğim bu tarihler ambalajlı ürünlerin üzerinde yazıyor ve 10 kişiden 6’sı bu bilgileri genellikle okuyor 4’ü ise okumaktan imtina ediyor. Tüketicilerin tarihlerini en çok okuduğu gıdalar ise et ve et ürünleri ile konserve ve salçalar. Her iki kişiden biri eğer ürünler üzerinde tavsiye edilen tüketim tarihi yazmadığı takdirde ürünleri satın almayacağını söylüyor, bu hiç de azımsanmayacak bir rakam. Tüketicilerimize aferin, pek iyi diyoruz ama, öte yandan da tüketim tarihi yazmayan ve her iki kişiden birinin almaktan vazgeçtiği bu ürünlere ne oluyor sorusunu da sormadan edemiyoruz.



Atılıyor, ne olacak...

Öncelikle şunu belirtmek gerek, fazla üretmek tüketimi karşılamak ya da her kese ulaşabilir hale getirmek anlamına gelmiyor! Fazla üretiyoruz çünkü çoğu zaman böyle yapmak daha ucuza geliyor, fazla fazla stokluyoruz çünkü kimse sona kalan elmayı almak istemeyecek. Bu durum marketlere özgü de değil. Evlerde her on tabak yemekten üçü çöpe gidiyor maalesef. En çok çöpe giden gıdalar arasında meyve ve sebze; süt ve süt ürünleri ve ekmek bulunuyor. Restoranda bitiremediğiniz yemeği paket yaptırıyor musunuz? ya da porsiyon küçülse yine de aynı yemeği alır mısınız? 5 kişiden 1’i restoran bitiremediği yiyecekleri paket yaptırıyor. Diğer soruya verilen genel cevap ise 10 kişiden 6’sı gıda israfını önlemek için aynı fiyata daha küçük porsiyonlu ürüne razı gelmiyor ve bu insanlar aynı zamanda büyük porsiyonların israfa sebep olduğunu düşünüyor, nereden bakarsan bak tutarsız.





Yediğimiz önümüzde peki ya yemediklerimiz? Bir iktisat mezunu olarak söylüyorum bankacılığın en doyuran hali “Gıda Bankacılığı”.


Burada gıda bankalarına biraz değinmek istiyorum yaptıkları iş çok mühim bence. “Gıda bankacılığı nedir?” sorusunun cevabını vereyim öncelikle. Değerini kaybeden ve değerlendirilmezse israf olacak gıdaların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasına yardımcı olur. Bu gıdalar son kullanım tarihi yaklaşmış, paketlemesi problemli, üretim, ihracat veya ihtiyaç fazlası olan ürünler gıdalardır. Gıda bankacılığı kar amacı gütmez; bağışlanan ve üretim fazlası gıdaların toplanması, depolanması ve dağıtılmasında görev alır. Aş Ortağım Projesi ile tam da burada, ihtiyaç fazlası olan ürünleri, ya da sona kalan kimsenin istemediği ürünleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturmak üzere yola çıkıldı, belediyeler, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, özel sektörü kuruluşları ve dahataze; hep beraber bu yolda çalışıyor.





Toprak besler ve doyurur. Biz onun emanetine sahip çıkalım.


Yaşadığımız yeri ve zamanı sürekli kılmak için gıda tüketiminde dikkatli olmalıyız. Ben size demiyorum ki yemeyin. Sadece israf etmeden yeme alışkanlığı edinmeye çalışın. Bilinçsizce tüketilip “çöp” diye atılan yiyecekler aslında sizin karnınızı bir sonraki öğünde doyuracak şeyler olabilir. Kaldı ki bu işin hem çevreyi hem de ekonomiyi olumsuz etkileyen yönleri çok fazla. Tarımsal üretim zaten günümüzde gittikçe zorlaşan bir hal almaya devam ediyor. İklim krizi birçok şeyi tehdit ediyor ve bunda tarımsal gıda üretiminin yeri çok fazla. Bilinçsiz tüketim yüzünden hem gıdanı israf etme hem de gelecek nesillerin de gıda üretimine ket vurma. Tavsiye edilen zamanların kıymetini bilirken bu zamanları en kaliteli şekilde kullanmak yine bizim elimizde.



34 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör